Abdulhamid Han’ı İyi Anlamak ve Recep Tayyip Erdoğan


Bu makale 2016-06-01 10:43:49 eklenmiş ve 674 kez görüntülenmiştir.
Abidin ÖZKARAASLAN

Sultan 2. Abdülhamid Han’ın vefatının üzerinden neredeyse bir yüzyıl geçti. Sultan Abdülhamid Han’ı anmak, onu genç kuşaklara tanıtmak bu ülkenin aydınlarının bir görevidir. Çünkü O’nun dönemi; bitti denilen bir devletin, bir medeniyetin son demleriydi. Müthiş bir kaos ortamı yaşanıyordu. Bu dönem, Sanayi Devrimi ile birlikte yükselen Batı teknolojisi karşısında, ömrünün son devrini yaşayan Osmanlı Devletinin ayakta kalma mücadelesi verdiği çileli bir dönemdir. Bu dönemde ortaya çıkar fikir akımları toplumları kasıp kavuruyor ve çıkan savaşlarda dünya adeta bir kan gölü haline geliyordu.

Sultan 2. Abdülhamid Han, tahta çıktığında Osmanlı Devleti içte ve dışta tam bir çıkmaz içerisindeydi. Malî sıkıntı dayanılmaz seviyelere ulaşmış, kamu maliyesi bitmiş, toplum moral olarak çökmüştü. Osmanlı dış ülkelere olan mali borçları sebebiyle köşeye sıkıştırılmıştı.

Bu dönem aynı zamanda dünyanın yeniden yapılandırıldığı bir dönemdir. Avrupa kabuk değiştirircesine yeniden güçler dengesi arayışlarına girmişti. Ulus Devlet anlayışı sebebiyle her gün bir yerde isyan bayrağı açılıyordu. Abdülhamid Han, “Allah bize sulh ve sükûnet nasip etsin. Hiçbir memleketin bizim kadar buna ihtiyacı olduğunu sanmıyorum" diyerek bu kaos ortamını net bir şekilde ortaya koyuyordu.

Her şey kötü gidiyordu, fakat O mücadeleyi bir an için bile olsa bırakmadı. Ortaya koyduğu dâhiyane politikayla dağılma sürecindeki, sıkıntılarla boğuşan Osmanlı Devletini 33 yıl daha ayakta tutan II. Abdülhamid, ‘Hasta Adam’ın mirasını bekleyenleri şaşkına çevirdi.

Onun en başarılı yönü dış politikasıdır. O, dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek üzere sarayda bir çeşit bilgi merkezi kurdu. Bu merkezinde toplanın bilgileri son derece akıllıca kullandı.

Sultan, bu süreçte Batı’ya asla güvenilemeyeceğini ve devletin içte birlik ve dışta da bekasının sağlanmasının tamamen kendi projesine bağlı olduğunu gördü.  Bu görüşünü Abdülhamid Han, "Dünyada yalnızız. Düşman vardır, fakat dost yoktur. Sâlib her zaman müttefik bulabilmekte fakat hilâl her zaman yalnız kalmaktadır. Osmanlı Devleti'nden menfaat bekleyenler ona dost görünmekte, fakat umduğunu bulamadığı zaman hemen düşman kesilmektedir..." şeklinde özetliyordu.

Dönemin güç dengesini eline geçiren ülkeler Osmanlı’nın yeraltı zenginliklerine göz dikmişti. Musul petrolleri bunlardan bir tanesidir. Öte yandan Yahudiler, İsrail devletini kurmak için Sultan 2. Abdülhamid’e çok cazip teklifler sunuyordu. Ermeniler, Doğu Anadolu’da bir devlet kurmanın planlarını yapıyordu.

Batılı sömürgeci güçlerin Osmanlı devletini parçalamak üzere ortaya attıkları ‘Şark Meselesine’ karşı Sultan Abdülhamit kendi orijinal projesiyle ‘Şarkın İttihat ve Islahı’ projesiyle cevap vermiştir. Osmanlı’nın tüm borçlarına karşı istenilen Kudüs, Yahudilere teslim edilmemiştir.

Doğu Anadolu için de "kellemi veririm Doğu Anadolu'yu vermem!" diyerek batılıların tüm oyunlarını bozmuştur. Osmanlı ekonomik olarak zayıf olmasına rağmen başarıyı yakalamak için düşmanları arasındaki anlaşmazlıklardan faydalanmıştır.

Hangi pencereden bakarsanız bakın, Sultan II. Abdülhamid Han ve devri yakın dönem tarihimizin önemli nirengi noktalarından birisidir. Döneminde Sultan II. Abdülhamid Hanın kıymeti bilinmeyen, uyguladığı politikaları çözemeyenler daha sonra yaptıkları yanlışları fark etmişler, fakat iş içten geçmiştir.

Tahtan indirildikten sonra İstanbul'daki hayatını Beylerbeyi Sarayı'nda gözaltında yaşayarak geçiren çileli padişah, bu sıralarda patlak veren 1. Dünya Savaşı'nı buradan üzülerek izledi.

Sultan II. Abdülhamid Han’ı anladığınız, dönemini etüt ettiğiniz, ona yapılan saldırıları tahlil ettiğiniz de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği mücadelenin haklılığı görürsünüz. Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’a diktatör, yaftasını takmaya çalışanlar, dün Abdülhamid Han’a da Kızıl Sultan demişlerdi.

 

Dün Abdülhamid Han’a yeterince sahip çıkamadık, ama bugün Recep Tayyip Erdoğan’a sonuna kadar sahip çıkacağız. Bu vesile ile Sultan II. Abdülhamid Han’a rahmet diliyor ve Fatihalar gönderiyoruz. Ruhu şâd olsun.

 

http://www.kestanboltermal.com.tr/

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Gazete Manşetleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Ankara Haberleri | Baskent.org
© Copyright 2015 www.baskent.org. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi