Serkan Taştan: Küresel Tuzaklara Karşı Uyanık Olmalıyız

Almanya'da 5'i Türk 10 kişinin ölümü ile küresel terörizm bir kez daha kendisini göstermiştir. Yeni dünya düzeni kavramının da büyük bölümünü oluşturan küreselleşmenin bugüne kadar bilinmeyen ve göz ardı edilen yeni bir aktörü de maalesef terörizmdi
Bu haber 2020-02-21 09:13:32 eklenmiş ve 470 kez görüntülenmiştir.

 

 

Tarih boyunca insan, dünyada düzeni elinde tutmak istemiştir.  Günümüzde bu egemenlik anlayışının ve düşüncesinin boyutu değişmiş, insanlık artık uzayın kontrolünü de eline almaya çalışmaktadır.

Kamusal alandaki değişikliklerle, iletişim teknolojilerinin bir sonucu olarak kimlik kavramı önemli değişikliklere uğramaktadır. Artık kimlikler vücut olmadan sanal mekânlarda hayatlarını devam ettirmektedirler. Bu sanal kimliklerin sorumlulukları tartışılmakta, ulusal ve uluslararası kanunların, düzenin, sistemin değişmesine zorlamaktadır. Ulus devletlerin ve uluslar ötesi sistemlerin değişmesi, internet gibi sürekli değişen ve katılımcılar tarafından şekillendirilebilen yapısına ayak uyduramamaktadır. İnternette oluşturulduğu gibi yeni kamusal mekânların yönetim biçimleri, şekilleri, çerçeveleri katılımcıların beklentilerine göre sürekli şekillenmektedir.

İletişim teknolojilerinde meydana gelen baş döndürücü değişim çerçevesinde, terörizm kavramını ele aldığımızda, terör örgütlerinin, sistemini değiştirmek için çatıştığı bir devlet yoktur artık.  Bir devletle değil sistemle mücadeleye giriştiklerini, bunun için gerekli olan ortamın ister istemez oluştuğunu görüyoruz.

Teknolojinin mekân kavramında meydana getirdiği bu hızlı değişimler ise kurulu bulunan tüm düzenlerin yeniden sorgulanmasına neden olmaktadır.

Günümüzde hayatımıza giren ve en çok konuşulan kavramlardan biri küreselleşmedir. Küreselleşme ile anlatılmaya çalışılan ve dünyanın birçok ülkesinde, zirvesinde büyük gösterilere yol açan, küreselleşmeden kast edilen, güçlü ekonomilerin sahip oldukları geniş imkânlarla, diğer ekonomilerin gelişmesini engellemeleri ve kendi sistemlerine karşı çıkanlara yaşama hakkı tanımamalarıydı.

Küreselleşmeyi sadece ekonomik alandaki faaliyetleri etkileyen bir unsur olarak görmek de sınırlı bir bakış açısını yansıtmaktadır. Saydamlık da, küreselleşmenin ön plana çıkardığı kavramlar arasında yer almaktadır. Gelir dağılımının daha hakça olması, siyasi özgürlüklerin ve insan haklarına saygının artması, küreselleşmeyle doğru orantılı gelişen unsurlar arasında sayılmaktadır.

Günümüzde küreselleşme içinde daha fazla yer alan ülkelerin hemen tamamı gelişmiş ülkelerdir. Bu unsur, esasen küreselleşmeye karşı yöneltilen eleştirilerin de odak noktasını oluşturmaktadır. Nitekim küreselleşmeye karşı yöneltilen eleştirilerin başında, bu ilişkiler sisteminin, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul kıldığı gelmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin dışlanmasına yol açtığı, faydalarının hem ülkeler hem de bölgeler arasında eşit olarak dağılmadığı, eşitsizlikleri giderici değil artırıcı bir rol oynadığı, küreselleşmeye yöneltilen diğer belli başlı eleştirilerdir.

Günümüzde küreselleşme, ekonomiden uluslararası ilişkilere kadar çeşitli alanlarda dünyayı etkileyen, uluslararası toplumun dokusunu ve yapısını eskiye oranla tanınmayacak ölçüde değiştiren bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Birleşmiş Milletler 1945 yılında kurulduğunda, uluslararası ilişkileri belirleyen temel aktörlerin devletler olduğu konusunda herhangi bir kuşku yoktu. Sadece devletler, uluslararası ilişkileri etkileyebilecek kaynaklara sahipti. Oysa günümüzde, uluslararası ilişkileri ve dünya ekonomisini zaman zaman devletlerden çok daha fazla etkileyen yeni aktörler ortaya çıkmıştır.

Yeni dünya düzeni kavramının da büyük bölümünü oluşturan küreselleşmenin bugüne kadar bilinmeyen ve göz ardı edilen yeni bir aktörü de maalesef terörizmdir. Zenginlik, ekonomik ve siyasi güç küresel boyuta ulaşırken, buna karşı yeni bir mücadele tarzı gelişti.

Küreselleşme beraberinde yeni kırılganlıklarda getirdi.  Mahalli anlaşmazlıklar azalmayıp artmıştır. Terörist örgütler ile organize örgütler arasındaki işbirliği artmıştır. Gelişmekte olan ülkelerin bazılarında şehir hayatı patlamaları bağrında taşımakta, gecekondular ve anarşik bölgeler har an ateşlenmeye hazır bir durum arz etmektedirler.

Terör, Terörizm ve Terörist kelimeleri hakkında, tanımlama açısından kesin ve ortak bir ifade bulunmamaktadır. Ancak kişilerin, görüşlerin ve devletlerin kendi inandıkları doğrultuda yaptıkları değişik tanımlamalarda ortak değer genelde "mevcut sistemin silahlı karşı güç/güçler tarafından yıkılmasına yönelik başkaldırı hareketi" noktasında birleşmektedir.

Bugün geldiğimiz dönemde karşımıza Küresel terörizm denilen bir kavram çıkmaktadır.

Küreselleşmenin ekonomik kuralları; dışa açılma ve devlet yönetimini azaltmayı hedeflemektedir. Küreselleşen terörizmin ulusal sınırlarda kontrolü ve devlet güçleri ile denetimin zorlaşması, ulusal ve uluslararası sistemlerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir.

Küreselleşme çerçevesinde sermaye, her zaman istikrar ve güven ortamını ararken, küresel terörizmin karışıklık içine itme gücü çok yüksektir. Bu anlamda gerçek ve fiziksel korku yaratarak sermaye üzerinde gerçek bir tehdit unsuru olmaktadır.

Küreselleşme ile sermaye sahipleri risk almamakta, risksiz bölgeleri tercih etmektedir. Sermaye sahipleri için gerçek riskler ve tehlikeler yaratan teröristler için ise fiziksel risk yok denecek kadar azdır. Küreselleşmenin ticarette, iletişimde, icatta tanımlayıcı ölçümü olan hız, küresel terörizmde de bilgisayar teknolojileri ve haberleşme kanalları ile sağlanmaktadır.

Küreselleşmenin ekonomik kuralları; dışa açılma ve devlet denetimini azaltmayı hedeflemektedir. Küresel terörizmin ise ulusal sınırlarda kontrolü ve devlet güçleri ile denetiminin zorlaşması, ulusal ve uluslararası sistemlerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir.

Küreselleşmenin tanımlayıcı endişesi, göremediğiniz, dokunamadığınız ve hissedemediğiniz bir düşmandan gelebilecek hızlı değişim karşısındaki korkudur. Günümüz toplumu, görmek, izlemek ve hissetmenin çok zor olduğu küresel terörizm tarafından yapılabilecek saldırılara karşı açıktır.

Küreselleşmenin ve terörizmin tanımlayıcı teknolojilerinin aynı olduğunu görüyoruz. Bilgisayar, dijitalleşme, uydu iletişimi, fiber-optik teknoloji, internet, biyolojik devrim. Yeni düzeni tehdit eden terörizmin silahları ile küreselleşen dünyanın kendisini geliştirmek ve korumak için kullanacağı teknolojiler paralellik göstermektedir. Türkiye'nin küresel terörizme karşı dikkatli olması ve ona göre adımlar atması gerekmektedir.

ETİKETLER : Serkan Taştan Mamak Haberleri Küresel Terörizm
Okumak İsterseniz -Diğer ANKARA HABER haberleri
Gazete Manşetleri

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ankara Portalı | Baskent.org
© Copyright 2015 www.baskent.org. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AK Parti Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi